Dinî Merci’ Yakûbî: Koronavirüs, dünyayı değiştirip yeniden şekillendirecek.

| |defa okundu : 260
Dinî Merci’ Yakûbî: Koronavirüs, dünyayı değiştirip yeniden şekillendirecek.
  • Post on Facebook
  • Share on WhatsApp
  • Share on Telegram
  • Twitter
  • Tumblr
  • Share on Pinterest
  • Share on Instagram
  • pdf
  • Çıktı al
  • save
Dinî Merci’ Yakûbî: Koronavirüs, dünyayı değiştirip yeniden şekillendirecek.
1- Ortaya çıkmalarıyla hasara neden olan ve hem bireyin hem de toplumun yaşamı üzerinde olumsuz etkiler bırakan olayların birçoğu, başka bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde yararlı bir olumlu duruma sahip olmaları mümkündür. Nitekim yüce Allah’ın şu sözünde bu anlam yatmaktadır:
{لَّهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِن قِبَلِهِ الْعَذَابُ}
Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
2- Ortaya çıkan türlü gelişmelere olumlu bakmak ruhun dengelenmesine, kalbin huzur bulup hoşnut olmasına, yaşananları kabullenmeye ve yaşamı kınayan, umutsuzluğa ve hayal kırıklığına neden olan, isyan etmeye ve anarşi çıkarmaya iten kaygı ve rahatsızlıktan kurtulmaya yardımcı olduğu gibi sağlık açısından da (konunun uzmanları tarafından belirtildiğine göre) bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalığa yakalanma riskinin artmasına neden olmaktadır.
3- Bu olumlu bakış açısıyla bakıldığında, Koronavirüs salgını, bir hastalık olmaktan çıkıp ruhsal, sosyal, politik ve düşünsel birçok hastalığı tedavi eden bir gerçeğe dönüşebilir. Bu virüs, meydana getirdiği korku, panik ve çaresizlik sonucunda insanları gafletten uyandırıp onları yüce Allah’a karşı gelme haletinden çıkararak Allah’ın sonsuz kudretine boyun eğip teslim olmaya ve onlara musallat olan bu belayı bertaraf etmek için sadece ama sadece yegane güç ve kudret sahibi olan yüce Mevla’ya sığınmaya sevk edebilir.
4- Bu virüs, şu ayet-i kerimenin hakikatini ortaya çıkarmıştır:
{مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاء كَمَثَلِ الْعَنكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنكَبُوتِ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ}
Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
Evet, herşeye gücü yettiğini sanan, kontrolünden hiçbir şeyin çıkamayacağına inanan firavunlaşmış materyalist gücün acziyetini ortaya çıkarmıştır. Böylece, bırakın yerküre üzerindeki savaşları, uzay ve yıldız savaşları için hazırladıkları orduları, filoları ve teknolojilerinin bu virüsün yayılmasını engellemek veya sınırlamak için hiçbir şey yapamadıklarını da gösterdi. Bu virüs, askeri cephanelik ve halklara karşı saldırganlık için hazırlanıp harcanan birçok mal ve birikimi, sağlık hizmetlerine ve insanlara yardım etmek için kullanılmaya başlanmasına vesile olduğu gibi halkları ezmek ve mallarını yağmalama amacıyla düzenlenen kötü niyetli planların yapıldığı konferansları da iptal ettirip bozdu.
5- Bu virüsle mübtela olma gerçeği, halkların etik anlayışlarını ve inandıkları çeşitli ideolojilerin değer ve ilkelerini de ortaya koyan bir alan haline geldi. Ülkemizdeki birçok gönüllü, hastaları tedavi etmeye, onlara yardımcı olmaya, virüs nedeniyle ölenleri, insan onuruna yaraşır bir biçimde defnetmeye aynı şekilde sokağa çıkma yasağı ve karantina nedeniyle gelir kaynakları durma noktasına gelen ailelere bedava gıda sepetleri hazırlayarak yardım etmeye ve gönüllü olarak kamuya ait yerleri ve yolları sterilize etmeye koştu. Halbuki bazı Batı hükümetlerinin “sürü bağışıklığı” politikasının uygulanması için çağrıda bulunduğunu görüyoruz ki, bu da insanları korumak için gerekli önleyici tedbirleri almamak ve salgının, herkese bulaşmasına göz yummak olduğu, böylece kendi bağışıklık sisteminin güçlü olmasıyla hastalıktan kurtularak hayatta kalanların hayatta kalması, yaşlıların ve gerekli hizmetlerin yapılmaması ve ihtiyaç duyulan cihazların sağlanılmaması neticesinde kronik hastalıkları taşıyan kişilerin de ölüme terk edilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla virüsün varlığı, bağışıklık sistemleri kavi olanların kurtulması ve bağışıklık sistemleri zayıf olanların da ölümüyle normal seyrine girecektir. Bu vesileyle de söz konusu hükümetlere göre kendilerine ciddi bir finansal yük getiren bu tür kimselere ödemekte oldukları sosyal yardım miktarlarını ödemekten kurtulacaklardır. Halbuki ödenen sosyal yardımlar, bu kişilerin devlete çalıştıkları çalışma süresi boyunca ödedikleri vergi miktarının toplamından ödenmektedir! İşte böylece, insanlık onuru yok sayılmakta, özellikle de İslam şeriatına göre tüm saygıyı ve ihtiramı hak eden yaşlıların şahsiyetleri ayaklar altına alınmaktadır.
6- Olan her şey ya da ileride olacak olan her şey, insanlığı inandığı fikirleri, davranışları, ilkeleri ve öncelikleri hakkında bir inceleme yapmaya ve düşünürlerin, filozofların ve teorisyenlerin çok geç olmadan Koronavirüs salgını deneyiminden, nedenlerinden ve etkenlerinden yola çıkarak kapsamlı bir değişim hareketi başlatmaları gerektiğini gerekli kılmaktadır, çünkü eğer Koronavirüsü belli bir ölçüde kontrol altına alsak bile kendisiyle yüzleşemediğiniz başka problemlerle başa çıkmamız mümkün olmayacak ve onlara karşı güvende olamayacağız.
7- Doğrusu böyle bir salgınla mübtela olma durumu, insanın kendisine ve topluma karşı içinde bulunduğu yanlış davranışlarının neden olduğu birçok kötü sonuçtan sadece biridir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
{وَمَا أَصَابَكُم مِّن مُّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُو عَن كَثِيرٍ}
Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder. Bununla birlikte yüce Allah, bu veba ve salgının neden olacağı çoğu etkileri de mahlukatından defedip uzaklaştırır. Yüce Allah şöyle buyurur:
{لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِّن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ يَحْفَظُونَهُ مِنْ أَمْرِ اللّهِ}
İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar.
{إِنَّ رَبِّي رَحِيمٌ وَدُودٌ}
“Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.”
8- Bu, hatta eğer tek taraflı da olsa yüce Allah ile yarattıkları arasında var olan merhamete dayanan bir dostluk ilişkisidir, çünkü ne yazık ki insan bu dostluğa değer vermiyor ve gereği gibi hakkını eda etmiyor. Yüce Allah şöyle buyuruyor:
{وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ}
Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Ama yüce Allah, kullarının çıkarları için onları nefisleriyle baş başa bırakmayı, savunma sistemlerine müdahale etmeden durmayı ve içinde bulunduğu anarşi ve isyanın uzaması ile kendisine ve başkalarına zarar vermeye başlayan insanı, onu önünden ve ardından takip ederek koruyan meleklerin de bu korumadan el çekmeleri, böylece kendi maslahatı için şayed olgunluğa doğru sıçrar ve fesada uğrattığı işleri tekrardan düzene sokar umuduyla yapageldiği eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmesini takdir etmiştir.
9- İnananlar, Beytullah’ı, şerefli Mescid-i Nebevi’yi, Masumların (a.s) mukaddes kabirlerini ziyaret etmekten yoksun bırakılmalarından ve camilerin cemaat namazı, zikir ve duadan mahrum bırakılmasından öğüt almalılar. Böylece yüce Allah’ın şu sözüyle kastedilenlerden olmamaya özen göstermeliler:
{وَإِن تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوا أَمْثَالَكُمْ}
Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
Muhammed Yakûbî
Necef-i Eşref
28 Recep 1441
23/03/2020