Kur’an'da Kıssaların Tekrarlanmasının Yararı

| |defa okundu : 361
  • Post on Facebook
  • Share on WhatsApp
  • Share on Telegram
  • Twitter
  • Tumblr
  • Share on Pinterest
  • Share on Instagram
  • pdf
  • Çıktı al
  • save

Kur’an'da Kıssaların Tekrarlanmasının Yararı

1.     Bozulmuş bir duruma müdahale etmek veya bir noksanlığı gidermek veyahut ümmetin düşünsel, inançsal ve yaşantısal olarak yaşadığı bir problemi tedavi etmek için bir kerelik tedavi ile yetinmeyip tedavi dozlarını tekrarlayarak devam etmek. Örneğin, bazı peygamberlerin kıssaları on kereden fazla tekrarlanmakta ve her biri, her ne kadar aynı anlamı taşıyorsa da amacın gerçekleşmesi ve bir öncekinin bırakmadığı intibayı bırakması bakımından ayrı bir tadı, etkisi ve rolü bulunmaktadır.

Bir kadının bir erkeğin önünde gösteriş yapması, süslerini açıp saçması ve kendini yüce Allah’ın zikrinden ve itaatinden alıkoyan bir iblis suretinde ortaya koyması konusunu ele almak istediğimizde, pratikte Kur’an’da aktarılan iblisin şu sözünün kristalleştiğini görüyoruz:

[لأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ، ثُمَّ لآتِيَنَّهُم مِّن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَن شَمَآئِلِهِمْ وَلاَ تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ]

Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım. Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.”[1] Bu sapkınlar, erkekleri baştan çıkarmak ve günaha sokmak için sokaktaki gösterişli işvelerden tutun üniversitelerdeki yapışkan hareketlere, vücut cazibesini göstermelere, spora, sanatta pornografik sahnelere kadar her türlü yöntemi kullanıyorlar.

Toplumdaki bu ölümcül hastalığı ele almak istediğimizde, sapkın sosyal fenomenler üzerine bir kitap, kadın meseleleri üzerine bir kitap, spor ve sanatın toplum etiğinin yok edilmesine etkisi üzerine bir kitap, üniversite öğrencilerinin sorunları, endişeleri ve istekleri üzerine bir kitap, aynı içeriklerle gençler hakkında bir kitap, şeriat öğretileri esasınca ailevi ve toplumsal bağları içeren aile fıkhı üzerine bir kitapta vb. ele alınabilir. Çünkü bu ciddi sorunların tümü, bahsi geçen eksenlerde yer almakta ve farklı eksenlerde ele alındığında farklı tablolar ve şekillerle ortaya çıkmaktadır. En azında bu kitapların ele aldığı artan slayt sayılarından daha az değildir. Sonuç olarak, her yönden alındığında ortaya çıkan görüntü tamamlayıcı olacaktır.[2]

2.     İnsanın hidayeti için çeşitli yol davranışları. İnsanın ruh, zihin ve kalpten oluşan üç dünyası olduğundan:, hepsini harekete geçirdiğini ve insanları yüce Allah tebareke ve tealanın itaatine sokmak için görevlendirdiğini görmektesin. Ben tüm bunları Kur’an’ Dönmeliyiz adlı derslerimde ayrıntılı bir biçimde açıkladım.

Fıtratın bu durumu çokça dile getirdiğini ve buna kışkırtığını görüyorsun. Bazı hadislerde Kur'ân'ın iniş nedeni şöyle tanımlanmıştır: ليستثير كوامن فطرتهم “Fıtratlarında gizli olanı tahrik etmek için.” Kuşkusuz vicdan en açık ve tartışmasız en güvenilir delildir. Yüce Allah’a kulak ver, yaratıcının ispatı noktasında fıtrata şöyle hitap ediyor:

[أَفَرَأَيْتُم مَّا تُمْنُونَ، أَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُ أَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ، أَفَرَأَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ، أَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُ أَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ، أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاء الَّذِي تَشْرَبُونَ، أَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنزِلُونَ، أَفَرَأَيْتُمُ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ، أَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنشِؤُونَ]

Attığınız o meniye ne dersiniz?! Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez. Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O hâlde düşünseniz ya! Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız!” “Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!” İçtiğiniz suya ne dersiniz?! Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!. Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?! Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?[3] Ya da yüce Allah tebareke ve tealanın nimetleri arasında sefa sürdüğü halde O’na isyan eden insanı yererek şöyle buyuruyor: [هَلْ جَزَاء الإِحْسَانِ إِلا الإِحْسَانُ]  İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.[4] Halbuki: [وَإِن تَعُدُّواْ نِعْمَتَ اللّهِ لاَ تُحْصُوهَا] Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız.[5]



[1]. A’raf, 16-17. 

[2]. Yüce Allah tebareke ve tealanın inayetiyle bu eksenlerin tümünü kapsayan broşürler ve el ilanları yayınlandı. 

[3]. Vakıa, 58-72. 

[4]. Rahman, 60. 

[5]. İbrahim, 34.